|
BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN VEFATI VE CENAZE MERASİMİ
Artık bu dünyanın sensiz hiç tadı yok
Dünyada her şey gözünü seninle açardı
Sen her şeyden olgun ve güzeldin(Mesnevi'den)
Türk siyasî
hayatında "Başbuğ" olarak bilinen, Milliyetçi Hareket Partisi'nin efsanevî
lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 tarihinde geçirdiği bir kalp spazmı
sonucu vefat etti. Başbuğ Türkeş'in ölüm haberi, Türkiye ve Türk dünyasında
büyük tesirler meydana getirmiş ve özellikle ülkemizi yasa boğmuştur.
Alparslan Türkeş, 4
Nisan tarihinde Ankara Hilton Oteli'nde katıldığı bir nişan merasimi dönüşü özel
aracında saat 22.30 sıralarında fenalaştı. Araba ile hastahaneye götürülürken
yanında bulunanlara "Arabanın camını açın, daraldım" diyen
Türkeş'in bu sıralarda yüzü sarardı ve nefesi sıkıştı. Bunun üzerine evine en
yakın yerde bulunan Fatih Üniversitesi Çankaya Tıp Merkezi'ne götürülen Türkeş'e
burada kalbi güçlendirici iğneler yapıldı. Alparslan Türkeş'e burada ilk
müdahaleyi yapan Dr. Hüseyin Aka olayı şöyle anlatmıştır:
"Sayın
Türkeş'in rahatsızlanarak hastanemize getirildiği söylenince apar topar geldim.
Saat 22.45 civarındaydı. Bize gelir gelmez baktım durumu iyi değil. Hemen
müdahaleye aldık. Müdahale 10 dakika kadar sürdü. Bu arada Bayındır Tıp
Merkezi'ni arayarak hazırlık yapmalarını haber verdik. Prof. Dr. Arif Özdemir'le
birlikte 5 dakika içinde Bayındır Tıp Merkezi'ne götürdük. Bu arada ambulans
içinde sun'i teneffüse devam ettik. Gayet güzel müdahaleler yapıldı. Ama bize
geldiğinde de kalbi çalışmıyordu ."
Çankaya Tıp
Merkezi'nde yapılan bu müdahaleler sonuç vermeyince, Alparslan Türkeş korumaları
tarafından acil olarak Bayındır Tıp Merkezi'ne saat 23.15 sıralarında getirildi.
Nöbetçi Doktor Sertaç Yıldırım'ın yaptığı açıklamaya göre Alparslan Türkeş'in
hastaneye getirildiğinde kalbi tamamen durmuştu. Kendisine masaj ve şok tedavisi
uygulandı. Yoğun bakımı sırasında bir ara kalbi yeniden çalışır gibi olduysa da
alınan bütün tıbbî tedbirlere rağmen Başbuğ Türkeş'in vefatına engel olunamadı.
Başbuğ Türkeş'in
vefat haberi uzun süre doğrulanamadı. Haberin çeşitli televizyon kanallarında
duyurulmaya başlamasından itibaren ülkücüler hastane önünde toplanmaya başladı.
"Türkeş öldü" haberini kabullenmek istemeyen ülkücüler, hastane önünde dua edip
ağladı ve tekbir getirdi. Nihayet Bayındır Tıp Merkezi'nin yetkilileri Alparslan
Türkeş ile ilgili acı haberi saat 03.15 civarında resmen açıkladı.
...Ve son Başbuğ
artık yoktu. Seksen yıllık ömrü sona ermiş, ardında gözü yaşlı milyonlar
bırakarak göçüp gitmişti.
O gece ülkücüler
uyumadı. Başbuğlarının ölüm haberini duyan talebeleri ve dava arkadaşları sabaha
kadar gözlerini kırpmadan beklediler.
Alparslan
Türkeş'in Tıbbî Ölüm Raporu
Türkeş'in tıbbî ölüm
raporu, Ankara Bayındır Tıp Merkezi'nde hazırlandı. Türkeş'in ölüm raporu şu
şekildedir;
" Sayın
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 Cuma gecesi saat 23.15'te kalp ve solunum
durmasıyla hastanemiz acil servisine getirilmiştir. Derhâl yoğun bakıma alınarak
resusitasyona devam edilmiştir. 3.5 saat süreyle yapılan resusitasyona yanıt
alınamamıştır. Yapılan nörolojik, kardiyolojik anestezi ve reanimasyon, göğüs
hastalıkları muayeneleri, ERA ve EKG tetkikleri ile hastanın ex olduğuna karar
verilmiştir.(Karar saati:02.30)
Doç. Dr. Yaman
Zorlutuna (Bayındır Tıp Merkezi Başhekimi), Prof. Dr. Ferhan Özmen (Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Öğretim Üyesi), Doç. Dr. Nuri Özgirgin
(Bayındır Tıp Merkezi KBB Uzmanı), Prof. Dr. Arif Özdemir (Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Öğretim Üyesi), Doç. Dr. Nadir Banudak
(GATA Kornea Yoğun Bakım Şefi), Prof. Dr. İrfan Sabah(Acil Yardım Hastanesi
Kardiyoloji Bölümü), Dr. Murat Sümer(Bayındır Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı), Dr.
Serap Bilen Hızek (Bayındır Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı), Dr. Funda
Yağcı (Bayındır Tıp Merkezi Anastezi Uzmanı), Dr. Hüseyin Aka (Fatih
Üniversitesi Çankaya Tıp Merkezi)."
Cenaze Merasimi
MHP Genel
Merkezi'nce yapılan açıklamada cenaze merasiminin 8 Nisan 1997 tarihinde
yapılacağı duyurmuş ve törenle ilgili programı şu şekilde tespit edilmiştir;
"Alparslan
Türkeş'in cenazesi bugün (8.4.1997) saat 8.30 'da Bayındır Tıp Merkezi'nden
alınarak Eskişehir Yolu üzerinden TBMM'ye getirilecek. TBMM'de düzenlenecek
törenden sonra Türkeş'in cenazesi MHP Genel Merkezi'nin bulunduğu Karanfil
Sokağına götürülecek. Kocatepe Camii'nde kılınacak cenaze namazından sonra
Türkeş'in naaşı Meşrutiyet Caddesi, Kızılay, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı,
Tandoğan ve Beşevler üzerinden toprağa verileceği yer olan Atatürk Orman
Çiftliğindeki Anıt Mezar alanına götürülecek"
Son Yolculuk
Alparslan Türkeş
için 8 Nisan 1997 Salı günü düzenlenen cenaze törenine on binlerce kişi katıldı.
Onu son yolculuğunda yalnız bırakmak istemeyen MHP'liler, gerek yurt içinden
gerekse yurt dışından Ankara'ya akın ettiler. Ankara, Alparslan Türkeş'e son
görevini yapmak ve ebedî yolculuğuna uğurlamak üzere, o tarihî gün için hazırlık
yaptı.
Türkeş'in cenazesine
katılmak için gelenlerin çokluğu ve nisan ayı olmasına rağmen, anî olarak
bastıran kar yağışı nedeniyle 8 Nisan günü sabaha karşı Eskişehir, Samsun, Konya
ve İstanbul yolları tıkandı. Tören için başkente yaklaşık 4 bin civarında araç
geldi.
Türkeş için üç ayrı
cenaze töreni düzenlendi. Cenaze töreni için ilk toplanma Türkeş'in naaşının
bulunduğu Bayındır Tıp Merkezi önünde oldu. MHP yetkilileri, binlerce partili,
Türkeş'in naaşını almak için bildirilen saatten çok önce Bayındır Tıp
Merkezi'nde toplanmaya başladı.
Ankara dışından
gelen araçlar, 8 Nisan sabahı saat 03.00'ten itibaren Bayındır Tıp Merkezi
önünde ve çevresinde toplandılar. Bayındır Tıp Merkezi'nin Eskişehir yolu
üzerinde bulunmasından dolayı, kente bu istikametten gelen yollar saat 05.15'te
tamamen trafiğe kapandı.
Türkeş'in Türk
bayrağına sarılı naaşı, saat 8.30'da Bayındır Tıp Merkezi morgundan alındı.
Kırmızı-beyaz karanfillerle Türk bayrağı motifi şeklinde süslenmiş bir cenaze
arabasına kondu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenecek törene
götürülmek üzere yola çıkarıldı
Saat 08.45'te yola
çıkan Türkeş'in cenaze arabası, yoğun izdiham nedeniyle, 100 metre ilerideki
Eskişehir yoluna ancak 25 dakika sonra saat 09.10'da çıkabildi. Cenaze
kortejinin önünde bir partili tarafından taşınan "Türkeş''in posteri yer
almaktaydı.
Bu arada taşınan
pankartlarda,
"Ruhun Şad Olsun
Türkün Gerçek Başbuğu"
"Türkeş Gibi
Lider Yüzyılda Zor Çıkar"
"Başbuğlar Ölmez
Yüreklerde Yaşar"
"Mekânın Cennet
Olsun Bilge Başbuğ"
"Yüce Başbuğ
Ülkün İle Yaşayacaksın"
"Türk Eşsiz, Türk
Emsalsiz,Türk Ne Yapar Türkeşsiz"
"Türk İslâm
Âleminin Başı Sağ Olsun"
"Tanrı Dağı Kadar
Türk, Hira Dağı Kadar Müslümanız"
Yoğun izdiham
nedeniyle doğabilecek sağlık sorunlarının giderilebilmesi amacıyla cenaze
kortejinin önünde Sağlık Bakanlığı ve Kızılay'a ait 3 ambülans hazır bulundu.
Ülkü Ocaklarına ait bir araç da kortejin en önünde polis araçlarıyla birlikte
yürüyüş yolunun önünün açılmasına çalıştı.
Cenaze korteji İnönü
Bulvarı boyunca yolun her iki tarafındaki Ülkü Ocaklı gençlerin oluşturduğu
güvenlik çemberi arasında ilerlerken, Bursa İl Başkanlığı'na ait bir araçtan da
sürekli olarak, "Provakasyonlara karşı dikkatli olunması" yönünde uyarı
anonsları yapıldı.
Tekbir sesleri ve
gözyaşları arasında ilerleyen cenaze korteji, Bayındır Tıp Merkezi ile Meclis
arasındaki yaklaşık 4 kilometre mesafeyi, 20 dakikalık gecikmeyle 2 saatte
alabildi
Alparslan Türkeş
için ilk tören Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlendi. Buradaki törene,
Türkeş'in eşi Seval Türkeş, büyük oğlu Tuğrul Türkeş ile diğer çocukları
katıldı.
Meclisteki törene
dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Tansu Çiller, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal,
DSP Lideri Bülent Ecevit ve diğer partilerin üst düzey yetkilileri de katıldı.
Törende Türkeş'in öz geçmişi okunduktan sonra bir dakikalık saygı duruşunda
bulunuldu.
Türkeş'in cenazesini
taşıyan araç, Meclisteki tören sonrasında saat 11.15'te Çankaya kapısından çıkış
yaparak, kortejin önüne alındı ve MHP Genel Merkezi'ne yöneldi. Meclisten parti
merkezine doğru yürüyüş sırasında kortejdekiler tarafından tekbir getirildi,
"Başbuğ ölmedi, kalbimizde yaşıyor" sloganları atıldı.
Cenazenin MHP Genel
Merkezi'ne getirilmesinden önce görevliler tarafından vatandaşlara, Türkeş
kokartları ve üzerinde "Başbuğ Ölmez" yazılı Türkeş posterleri dağıtıldı .
Kortej saat 11.45
sıralarında MHP Genel Merkezi'nin önüne ulaştı. Cenaze burada yolun her iki
tarafında toplanan partililerce tekbir sesleriyle karşılandı.
Binanın
pencerelerinden ve yolda bekleyenler tarafından cenazenin üzerine karanfiller
atıldı.
Cenazenin gelişi
sırasında "Başbuğ ölmedi, kalbimizde yaşıyor" sloganları atılarak, tekbir ve
salâvat getirildi. Parti genel merkezi pencerelerinden de cenazeyi taşıyan araç
üzerine kırmızı karanfiller atıldı, spreylerle gül suları sıkıldı.
Devlet Bahçeli'nin
de bulunduğu Genel Merkez önündeki törende bir konuşma yapan MHP Genel Sekreteri
Koray Aydın, herkesin anasını, babasını, yakınını kaybetmenin acısını yaşadığını
belirterek, bugün acıların en büyüğünü tattıklarını, "Başbuğlarını
kaybettiklerini" söyledi.
Türkeş'in
kendilerine verdiği ülkücü kimliğinin hakkını ödemeye çalışacaklarını bildiren
Koray Aydın, "Başbuğum, bugün genel merkez önünde ebedî istirahatgâhınıza
uğurlamak için toplandık. Seni başbakan olarak uğurlayamadık. Bizi affet. Sana
söz veriyoruz. Hepimiz birlik ve dayanışma içinde olacağız. Türk milleti ve Türk
dünyasının başı sağ olsun" şeklinde konuştu.
Cenaze töreni
sırasında kalabalıkta ve parti genel merkezinde çok sayıda kişinin gözyaşlarını
tutamayarak ağladıkları görüldü. Alparslan Türkeş'in ruhu için Kur'anıkerim
okunarak dua edildi. Türkeş'in cenazesi, saat 12.00'de Kocatepe Camii'ne
götürülmek üzere Genel Merkez önünden hareket etti
Cenaze namazının
kılınacağı Kocatepe Camii, saat 11.00'den itibaren törene katılmak için
gelenlerle dolmaya başladı. Cami avlusunda bekleyenler, Türk ve MHP bayrağı
taşıdılar. Camide sürekli olarak Kur'an okundu ve dışarıya da hoparlörle yayın
yapıldı.
Cenaze töreni
dolayısıyla cami çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Tören için camiye
gelenler, üstleri aranarak içeri alındı ve ambülanslar hazır bekletildi.
Cami avlusunda
birikenlerin musalla taşı çevresine yaklaşmasına izin verilmedi. Önlem alan
polis, protokol için katafalk çevresinde boş bir alan kalmasını sağladı. Partili
görevliler de polisin bu yöndeki çabalarına destek verdiler .
MHP Genel
Merkezi'ndeki törenin ardından saat 12.00'de Kocatepe Camii'ne yönelen kortej,
yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşün ardından camiye ulaştı. Cenaze burada yaşanan
izdiham nedeniyle bir süre protokol kapısı önünde bekletildi. Daha sonra cenaze
arabasından alınan Türkeş'in naaşı, eller üzerinde Kocatepe Camii'ne taşındı ve
musalla taşına konuldu.
Caminin ana kapısı
protokol girişleri için saat 11.30'dan itibaren kapatıldı. Dinî tören için çok
sayıda bakan, milletvekili, bürokrat ve vatandaşın camiye geldiği görüldü. Cami
avlusuna sığmayan vatandaşlar, çevre alan ve sokakları da doldurdular.
MHP Genel Başkanı
Türkeş'in cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz kıldırdı.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Necmettin Erbakan ve diğer devlet
ricalinin camiye gelişleri sırasında çevredeki kalabalık nedeniyle sıkışıklıklar
yaşandı.
Cumhurbaşkanı,
başbakan ve diğer protokol mensupları ana kapıdan itibaren oluşturulan polis
kordonu arasında tören alanına alındılar. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, saat
12.55'te Başbakan Necmettin Erbakan saat 12.50'de, Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Tansu Çiller saat 12.58 'de Kocatepe Camii'ne geldiler.
Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel, Türkeş'in eşi Seval Türkeş, oğlu Tuğrul Türkeş ve diğer
çocuklarına baş sağlığı diledi. Başbakan Necmettin Erbakan da Tuğrul Türkeş'e
taziyelerini ilettikten sonra camiye girerek, öğle namazını kıldı. Başbakan
Yardımcısı Tansu Çiller ise, camiye geldikten sonra doğruca Türkeş ailesinin
bulunduğu yere gitti. Çiller, Seval Türkeş'e taziyelerini bildirdi.
Alparslan Türkeş'in
naaşının öğle namazından sonra yoğun kar yağışı nedeniyle bir süre için
konulduğu katafalktan alınarak, musalla taşına yerleştirilmesi sırasında çok
büyük bir izdiham yaşandı.
Cenaze namazını
kıldıracak olan Mehmet Nuri Yılmaz, beraberindeki Fethullah Gülen ile musalla
taşının yer aldığı bölüme geçebilmek için büyük çaba sarf etti. Diyanet İşleri
Başkanı'nın ardından Cumhurbaşkanı Demirel ile diğer protokol da büyük güçlükle
musalla taşının bulunduğu bölgeye ulaşabildiler.
İzdiham nedeniyle
cenaze namazı için güçlükle saf tutulabildi. Cenaze namazı, düzenin
sağlanmasının ardından, musalla taşının önünde yüksekçe bir yere çıkan Diyanet
İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz tarafından kıldırıldı.
Tuğrul Türkeş,
cenaze namazından sonra babasının naaşı önünde yaptığı konuşmada, Alparslan
Türkeş'in Türk neslinin yetiştirdiği büyük devlet adamlarından, bilge
liderlerden biri olduğunu ifade etti.
Türkeş'in cenazesi
daha sonra polisler tarafından eller üzerinde taşınarak, tekbir sesleri arasında
saat 14.00'te cenaze arabasına konuldu. Cenaze, karanfil yağmuru arasında
toprağa verilmek üzere, Atatürk Orman Çiftliği- Emek kavşağına doğru yola
çıkarıldı. Cenaze namazı sırasında avluya giremeyen kalabalık bir grubun anıt
mezara doğru yürüyüşe geçtiği görüldü .
Ebedî
İstirahatgâha Doğru
Türkeş'in naaşı
polis kordonu eşliğinde Meşrutiyet Caddesi-Atatürk Bulvarı-Kızılay-Gazi Mustafa
Kemal Bulvarı güzergâhını takip ederek, Atatürk Orman Çiftliği -Emek
kavşağındaki mezar yerine getirildi.
Yoğun kar yağışı
altında yürüyen kortejdekiler, yaklaşık 7 kilometrelik mesafe boyunca tekbir
getirerek,"Başbuğ Türkeş" şeklinde slogan attılar. Bu sırada bir araçtan sürekli
olarak Kur'anıkerim okundu.
Bulvar boyunca bazı
binalara Türk bayrağının asıldığı görüldü. Bulvar üzerinde bulunan MHP Çankaya
İlçe Başkanlığı binasından Türkeş'in cenazesini taşıyan aracın üzerine
karanfiller atıldı. Kortejin yürüyüşü devam ederken, anıt mezar yerinde de son
hazırlıklar yapılmaktaydı.
Kortejin arkasından
tören boyunca hiç ayrılmayan Devlet Bahçeli ve ülkücüler, kortej ile birlikte
saat 15.45'te anıt mezar alanına geldi.
Aynı zamanda
Başbakan Yardımcısı Çiller, İçişleri Bakanı Meral Akşener, eski
politikacılardan, Osman Bölükbaşı da Türkeş'in kabrine geldiler.
Cenaze bulunduğu
araçtan partililerce alınarak, mezar yerine taşındı. Cenazenin anıt mezar
alanının girişinden kabre getirilmesi 20 dakika sürdü.
Türkeş'in naaşını
defin için tabuttan küçük oğlu ve damadı çıkardılar. Tuğrul Türkeş, naaş mezara
indirilirken kabre girerek, babasının cenazesini kendisi yerleştirdi. Türkeş'in
eşi ve diğer çocukları da defin sırasında mezarın başında bulundular.
Türkeş'in naaşı saat
16.03'te defnedildi. Granit mermerden hazırlanan mezar taşında Türkeş'in doğum
tarihi 1917 olarak yazılırken, ölüm tarihi boş bırakıldı. Türkiye'nin tüm
illerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden, Kırım'dan ve Türkistan'daki Hoca
Ahmet Yesevi'nin türbesinden getirilen topraklar Türkeş'in mezarına konuldu .
Devlet Bakanı Namık
Kemal Zeybek'in bir süre önce Türkistan'a gittiğinde, Ahmet Yesevi'nin
türbesinde "lâzım olur" diye bir çuval toprak getirdiği ve bu toprağın da
Türkeş'e nasip olduğu dile getirildi. Buradaki törene Türkeş'in ailesi, Tansu
Çiller, İçişleri Bakanı Meral Akşener, Devlet Bakanları Namık Kemal Zeybek ve
Bekir Aksoy, siyasî parti temsilcileri, milletvekilleri, Osman Bölükbaşı ile çok
sayıda vatandaş katıldı.
Görülmemiş bir
kalabalığın katıldığı Alparslan Türkeş'in cenaze töreninde güvenliğin sağlanması
için 7 bir polis görevlendirildi. Bunun yanı sıra MHP Genel Merkezi ve Ülkü
Ocakları Derneği, cenazede düzenin sağlanması için 10 bin ülkücü genci
görevlendirdi . Kortejin geçeceği yerlerde 3 ayrı bomba ekibi seyyar olarak
görev yaparken, 2 helikopter de havadan kontrolü sağladı.
Türkeş'in cenazesi
Bayındır Tıp Merkezi'nden taşınırken, 4 kilometrelik bir kortej oluştu. Meclis
önünde bekleyen büyük bir grup da buradaki törenden sonra korteje katıldı. MHP
Genel Merkezi önünde bekleyen grupların da eklenmesiyle, cenazenin Kocatepe
Camii'ne götürülüşü sırasında kortej birkaç kilometre daha uzadı. Kortejin
geçişi sırasında Türkeş'in naaşı etrafında 5 ayrı polis kordonu oluşturuldu.
Türkeş'in cenaze törenini 8 televizyon kanalı canlı yayın yaparak izleyicilerine
yansıttı.
MHP Genel Başkanı
Alparslan Türkeş için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 10 Nisan Perşembe günü
gıyabî cenaze namazı kılındı.
Gıyabî cenaze namazı
Türkeş'in doğduğu evin yakınında bulunan Selimiye Camii'ndeki öğle namazının
ardından kılındı.
Ayrıca Londra'da
Türk-İslâm Ocağı tarafından da gıyabî cenaze namazı kılındığı öğrenildi.
Türkeş için
Kosova'nın başkenti Priştine'de de bir tören düzenlendi. Kosova Türk Demokratik
Birliği (KTDB) tarafından düzenlenen törene çok sayıda kişi katıldı. Törende bir
konuşma yapan KTDB Genel Başkanı Erhan Köroğlu, Türkeş'in "Türk birliği"
ülküsünün Kosova Türkleri tarafından ebediyete kadar sürdürüleceğini belirtti.
Kosova Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı Orhan Sait de, " Türk dünyasının en
büyük çınarını kaybettiğini" ifade etti. Törenin ardından Priştine Merkez
Camii'nde Türkeş için mevlit okutuldu.
Azerbaycan basını
MHP lideri Türkeş'in ölümüyle ilgili haberler, makale ve mesajlara birinci
sayfalarda geniş yer ayırdı. Musavat Partisi'nin yayın organı Yeni Musavat
gazetesi; "Türkçülüğün yücelen bayrağının inmesine izin vermeyin" başlığıyla bir
yazı yayımladı. Yazıda, "Türkeş, dünyasını değiştirdi, ancak O'nun adı Türk
milletinin tarihine yazıldı" denildi. Halk Cephesi Partisi'ne yakınlığı ile
bilinen Azatlık gazetesi'nde de Azerbaycan'ın Millî Şairi Bahtiyar Vahabzade
imzasıyla, "Büyük Türkçü" başlıklı bir yazı yer aldı. Bahtiyar Vahabzade
yazısında; " 6 Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığını, Türkeş'in şaheseri " olarak
niteledi. İktidara yakınlığı ile bilinen Panorama gazetesi ise " Türkeş Allah'ın
huzuruna şerefli gitti" başlığı altında Türkeş'in hayatı ve siyasî çalışmalarına
yer verdi.
İngiliz The Guardian
gazetesinin Türkeş ile ilgili haberinde de, "Türkiye'nin dalgalı politik
yaşamında kitlesini sakinleştirebilen bir sesti " görüşüne yer verildi.
Alparslan Türkeş'in Son Beyanatı
Alparslan Türkeş son
konuşmasını Almanya'dan döndükten sonra katıldığı partisinin Amasya İl
Kongresinde 4 Nisan 1997 tarihinde yaptı. Türkeş konuşmasında; Hollânda ve
Almanya'daki ırkçı saldırıları kınadı ve son günlerde yaşanan gerilimlere
değindi. Çözüm olarak erken seçimin şart olduğunu ifade den Türkeş şu şekilde
konuştu; " Biz lâikliği savunduğumuz için erken seçim diyoruz. Demokratik,
hür parlâmenter sistemi savunduğumuz için erken seçim diyoruz. Ayrıca bu ülkede
millet, memleket, cumhuriyet, millî hâkimiyet, hukukun üstünlüğü ve seçim
sözlerinin kimseyi rencide etmeyeceğini, aksine demokrasinin teminatı olacağına
inanıyoruz. Eğer bu olmazsa devletin rejimi ayakta tutması fevkalâde güç
olacaktır. Ben yüksek huzurlarınızda tarihten gelen sorumluluğum ile hükûmeti ve
parlâmentoyu bir defa daha uyarıyorum. Erken seçim demokrasimizin teminatıdır"
.
Alparslan
Türkeş'in Vasiyeti
"Türk
Devletinin yükselişini ve ihtişamını sağlamak. Bunun için de bütün milletle
barış içinde yaşamak, herkesi ayrımsız sevmek, İslâmiyet'in ipine ihlâsla
bağlanmak" .
Ülkücü Gençliğin
Başbuğuna Cevabı
"Ey Ulu Kişi,
Sana söz
veriyoruz. Açtığın yoldan bıraktığın Ülkü'de, bize gösterdiğin doğrultuda
izinden bir an bile şaşmayacak, ahlâklı, faziletli, kalbi hak ve vatan aşkıyla
çarpan ve bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan insanlar olacağız.
Böylece emanet
ettiğin ülküyü gergefte nakış işler gibi tüm neslimize işleyeceğiz.
Dün ATA'ya söz
verdiğimiz gibi şimdi sana söz veriyoruz."
|